SariyerSES.com

YAZSAN BİR TÜRLÜ YAZMASAN BİR TÜRLÜ

YAZSAN BİR TÜRLÜ YAZMASAN BİR TÜRLÜ
08 Eylül 2021 - 8:50

Pazar günü yıllar sonra Sarıyer’de bir maç izleyecek olmanın ötesinde yıllardır görmediğimiz dostlarla hasbihal edebilmenin heyecanı ile Çorlu civarından maçtan saatler önce semte geldim.

Klasik kendine münhasır maç öncesi dost meclisleri kuruldu hasretler giderilmeye çalışıldı. Kural olduğu üzere maç öncesi HES Kodu kontrolü olacağı ve belli bir kontenjan üzerinden sahaya seyirci alınmayacağına dair söylemler şehir efsanesi olarak ortada dolaşırken işi şansa bırakmama adına neredeyse maçtan 90 dakika önce tribünde yerimizi aldık.

O da ne ?…. Tribünlerde yıllar önce kırılan kırık koltuklar tamamlanmayı bekleyen pazı misali yerli yerinde duruyor. Sanki en son Pandemi öncesi süpürülmüş o tribünler..

Peki ya tribünler bu haldeyken sahada durum nedir?…
Saha saha değil sanki Vietnam’ın meşhur mayın tarlaları. Az daha bir oyuncumuzun futbol hayatını söndürecek çukurlar hiçbir yetkilinin nasıl dikkatini çekmez anlamak mümkün değil.

Saffet başkanın hevesinin kaçması durumunu anladık da onu tekrar başkan seçtirenlerin ittire kaktıra kerhen birçoklarının istemeye istemeye başkan seçtirdiği bir süreçten bugüne geldik. Hani yerel seçimler öncesi ortada uçuşan staf projeleri ne oldu. Önümüzdeki yerel seçimlere kadar klasik olduğu üzere rafa mı kaldırıldı? Başka ne olacaktı ki !…

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak gibi bir gaflete düşmeden söyleyeyim. Eğer ki kulüp stadı kiraladı ise tribünlerin ve sahanın bakımından kulüp, kiralamadı ise ilçe spor müdürlüğü yetkilidir. Öyle ya da böyle burada görevini layığı ile yerine getirmeyenler ortaya çıkıp hesap vermeliler de.  Kime?

Neyse ülkemin idaresinde her şey dört dörtlük çalışırken varsın Sarıyer’de işler yolunda gitmesin.

Maçın ilk 15 dakikasında ortaya konan futbol ve futbolcuların kendini gösterme gayreti takdire şayandı. Hele ki dikince verilen paslar hakikaten tribünleri heyecanlandırdı. Trabzonspor patentli İstanbulspor’dan alınan 9 numaralı oyuncu Koray Kılınç oynadığı pozitif futbol ile ilk yarıda göze sivrilen oyuncu oldu. Öte yandan Almanya Patentli Sivas Belediye Spordan alınan Furkan Sağman ise olumsuz futbolu ile tribünlerin homurdanmasına neden oldu.

İkinci yarıda oyuna giren Galatasaray patentli 8 numaralı formalı Ahmet Taş bence ilk 11’in değişmez oyuncusu olur.

Mevcut oynanan futbol ve futbol aklı deplasmanlarda bize inanılmaz puanlar kazandıracağından hiç şüphem yok. Maçın ilk 15 dakikasında oynanan futbol bize Sakarya deplasmanından 3 puanı getirir.

Ancak iç saha maçlarında durum vahim. Birinci, ikinci ve üçüncü bölgede hatlar birbirinden çok uzak. Hatta sol kanat, orta saha ve sağ kanat oyuncularının birbirleri ile araları korkunç derecede uzak. Bu kadar birbirinden uzak oynayan oyuncular birbirine yakın ve fizik güçleri olan rakip savunma ve orta saha oyuncularına sahip rakiplerimizin elini kolunu sallayarak sahamızda bizden puan ya da puanlar çıkartması anlamı taşır.

Öte yanda bizim takımda orta sahanın merkezinde maestro görevi üstlenecek bir oyuncu yok. İkinci yarıda oyuna giren 8 numaralı oyuncu Ahmet bu yükü taşıyabilir gözükse de Taşkın hoca onu başka bir mevkide kullandığı için merkez orta sahada yükü taşıyacak bir oyuncumuz yok. Bir dönem formamızı giyen Hakan Soylu gibi bir isme takımın inanılmaz ihtiyacı var.

Kalecimiz birkaç pozisyonda farkı önlerken defans dörtlüsü daha uyumu yakalayabilmiş değil.

İşin özü özeti daha ilk maçtan enseyi karartmanın anlamı yok.

Takımda taşlar oturunca her şey daha iyi olacaktır olmasına da bu saha ve tribünler ile (yanlış anlamayın lafım tribünde olanlara değil tribünlerin fiziki şartlarına lafım) bu lig zor biter.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.